Bektaş KILINÇ – Karamukça

HER İNSAN KENDİNİ OLŞUTURURKEN ALDIĞI ŞEYLERLE AYNILAŞIR.
ONDANDIR,
KEKİK KOKUSUNA, DAĞLARA, KAYISILARA, KUZU KULAĞINA, YONCAYA ÖZLEMİMİZ. ONDANDIR DAĞLARA, DERELERE KÖPRÜDEN DÜZE, KARACANIN ŞAFAĞA, İÇİNDE BALIK TUTUĞUMUZ ÇAYA ÖZLEMİMİZ.
VE ATEŞİNE MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KÖY KOMŞULARIMIZA ÖZLEMİMİZ.
BİZ KARAMUKÇALIYIZ ÖNCE SONRA AKMAGARALI YANİ DEREBOYLU
SONRA MALATYALI-TÜRKÜYELİ-DÜNYALI,
AMA İLK ÇAMURU KARAMUKÇADA ÇİĞNEMİŞ, İLK HAVAYI ORADA ALIP İLK SUYU EKMEĞİ ORADA İÇİP YEMİŞİZ.
ONDANDIR
ORALARA BENZEMEMİZ…

BİR KÜÇÜK MEZRA KARAMUKÇA
KİM İLK GELMİŞ, KİM BİZİM ÖNDERİMİZ BİLMEYİZ.
BİLİĞİMİZ ŞİMDİKİ ZAMANLA SINIRLIDIR, TÜM KÖYLÜLER GİBİ TÜM KÖYLÜLER GİBİ.
BİZ BİRBİRİMİZE BENZERİZ, İÇİMİZDEN BİRİ ÇIKMAYA GÖRSÜN, ONUNLA ÖVÜNÜR, OLAMADIĞIMIZI, YAPAMADIĞIMIZI, ÖZLEMİMİZİ ONA HAVALE EDERİZ.
TAM ORTA YERE DURUP YÜZÜNÜZÜ ASAR KALEYE DÖNERSENİZ SAĞDA TEPE YURT, KAR BARIĞI,BOYALCA
SOLDA UZUN BEZ, KALE, AKMAGARA. ARKADA DARIYERİ,ALİAĞLAR, YEŞİL.

İŞTE BU ORTA YER KARAMUK ÇALILARI VE TAŞLAR İÇİNDEKİ KARAMUKÇA.
BU YAZIDA SİZE İŞTE BU KÖYÜ ANLATACAĞIZ.
BU ANLATIMLARDA KENDİ KÖYÜNÜZÜ KENDİ ÖZLEMİNİZİ KENDİ İNSANLARINIZI BULACAKSINIZ.

YOKSUL, ÇIPLAK, ÇORAKTIR, TOPRAKLARIMIZ.
BOSTAN EKERİZ KENDİMİZE YETESİ VE SU BOYLARI SELVİLERİMİZ OLUR NAZLI NAZLI SALLANAN.
BAHÇELERİMİZİN ETRAFI DİKENLİ İĞDE VE KUŞBURNUYLA ÖRTÜLÜDÜR VEDE BİZ KENDİMİZDEN BAHSETMEYİ SEVERİZ.
KAVGAYI YAŞAMIMIZIN BİR PARÇASI SAYAR ONDAN AYRI YAŞAYAMAYIZ.

KÖYÜN ALT GİRİŞİNDE BİZİM EVLE BİRLİKTE TEK GÖZLÜ BUZ GİBİ BİR ÇEŞME KARŞILAR SİZİ.
HASANEYLER,
KALABALIK BİR NÜFUS GÖÇER BİR HAYAT. YETMİŞLİ YILLARIN BÜYÜK GÖÇÜ VE ŞİMDİKİ YERİMİZ MANİSA.
BÜTÜN KÖY ÇOCUKLARI GİBİ BİZDE KARŞI KÖY DARIYERİNDE OKUDUK.
ŞİMDİ BU OKULDAN VE ÖĞRETMENLERDEN ANISI OLAN BİRİ; EVİMİZİ KÜLLEYİN OĞLU HASAN YAPTI. RIZA,NAZİF, ELİF, MUSTAFA, HÜLYA, HÜSEYİN BURDA OLDU.
KERZİBANLA BEN YUKARI EVDE.
BABAANNEMİ ZAR ZOR HATIRLARIM, DEDEMSE ÇOK SEVDİĞİM BİR İNSAN.,
BİR BAHÇEMİZ, BAHÇEMİZDE DİZ BOYU YABAN YONCASI, KUŞ YUVALARI VE YILANLAR, KAPININ ÖNÜNDE BİR PINAR PINARDA BİR GÜZEL TÜRKÜ.

İKİNCİ EVİMİZ ALİ ÇAVUŞ; BARIŞÇIL VE ÇALIŞKAN, KAPISININ ÖNÜNDE DUT AĞAÇLARI, AĞAÇLARIN İÇİNDE İKİ KATLI EV ŞEHRİBAN,TAMAM,KARACA,VAYLOV,İNSAF,HATİCE,ALİ EKBER VE ÇALIŞTI ALİ ÇACUŞ KÜNK DÖKTÜ ALIN TERİYLE BİRLİKTE. FERHAT OLDU KAYALARI YARDIDA MENZİLE VARAMADI. FADİME BACOM HEP AKLIMA FETİRİ GETİRİR. TADI TUZU OLMAYAN EKMEK.

ÜÇÜNCÜ EV KÜLLEYLERİN; KÖYÜN KÖPRÜDEN YÜZDEN GİRİŞİ İLK EV. KÜLLEYİ ZAR ZOR HATIRLARIM, KİRPİ YEMSİ KALMIŞ AKLIMDA.OĞLU HASAN EŞİ EMİŞ YANİ CANO OĞULLARI HAYDAR MEMİŞ VE GÖÇ DEVAM ETMİŞ CEYHAN ANKARA MANİSA. CANO ÖLDÜĞÜNDE BEN HABER VERDİM. CANONUN ÖLÜMÜ HAMİDO.

DÖRDÜNCÜ EV ABUSEYF; ZARADAN GELMİŞ, DELİ FATMAYI KANDIRMIŞ ZAMANLA. BİRAZ KURNAZCA BİRİ OĞLU ABİDİN HANIMI SATİKO BACOM, VELİ SELNAZ VE UFAĞI.
ABUSEYF DAYIDAN BİR ALINTI( KÖYE BİR MÜHENDİS GELİR VE ABUSEYFE YOLU NASIL YAPTIKLARINI SORUR, EŞEĞİ SALARIZ ONUN PEŞİNDEN KAZARIZ DER. YA EŞEK YOLU ŞAŞIRIRSA DER MÜHENDİS, O ZAMANDA MÜHENDİS ÇAĞIRIRIZ DER ABUSEYF.)

BEŞİNCİSİ HAFISLAR; OĞLU ABİDİN MEMEDO VE CACOV. ACAYİP İÇKİCİ DEREBOYUNUN MEŞHURU, KARISI ELMAS BİZİM KÖYLÜ DEĞİL VE ÇOĞALDILAR, DAĞILDILAR ÜLKENİN AYRI AYRI YERLERİNE BİR ANDA. DEREDE BALIK AVLARLAR YILANLI TARLANIN KARŞISINDA.

ALTINCI EV BİTİŞİK NİZAM HAMZA DEDE; CEYHUN, CUNEY BACOM, OĞLU İHSAN DUDU, VELİ BEĞ, HATIRLAYIN BAKALIM ÖTEKİLERİ. İYİDE KÖTÜDE İNSANDA DOSTLAR, SADECE YOL GÖSTERİLİR. İNSAN İSTERSE GİDER İSTERSE GİTMEZ.

YEDİNCİ EV POYRAZ VE BURUNSUZ HAYDAR; GÜLCİHAN VE DELİ FATMA DÜYÜĞÜ KURBAĞALIDA AĞAYLA EVLİ. BİR KÜÇÜĞÜ KEKLİK, VAYLO BÜYÜK OĞLU VE DENİZ ( YIL 1971 DENİZ GEZMİŞLERLE ARANIYOR VE YAKALANIYOR SONRA ASILIYOR)

SEKİZİNCİ EV VAYLO VE YUSUF ÇAM; MERCİĞİN OĞULLARI SONRADAN İLİŞTİRİLİP EKLENTİLERDEN GÖÇER AİLESİ. ORDAN ORAYA BİR ÖMÜR, BİR İNSAN BİR KUŞ MİSALİ.

DOKUZUNCU EV MERYEMİN OĞLU DÖLLOV HÜSEYİN; NEŞELİ VE ÇALIŞKAN.

ONUNCU EV KETE; MEMED İSMİ KARAMUKÇA VE KETE NERDE HIR GÜR ORDA . KARISI HAPPA OĞLU MURTEZE. HASAN EVLİYA MUSTO KIZLARINI HATIRLAMIYORUM.
KAVGACIMI KAVGACI, KİMSEYİ BULAMADIMI KENDİ KENDİSİYLE KAVGA EDERDİ.

ON BİRİNCİ EV MILLANIN OĞLU BABOV; TEPENİN ORDU KOMUTANI, OĞULLARI MILLAYI VE HACELİYİ AYIR SEKİZ KETE DAHA, HEPSİ BİR BİRİNDEN MERDANE EN HIRÇINI CESUR SONRA KÜÇÜK ALİ SAHİ KAÇ ÇOCUK?

ON İKİNCİ EV DİYARI HAYDAR; ZAR ZOR HATIRLARIM, OĞLU MERDANI İFTARIMIZ HAKİM OLACAKTA KÖYE YARDIMI OLACAK, UMUT FAKİRİN AŞI YE BABO YE. APPİK, BABOV, HALLA VE DODEY BAHAR BALAYI UNUTTUM.

ON ÜÇÜNCÜ EV SULTAN GELİNLER; SULTAN NİNEYİ HATIRLIYORUM, YAŞLILIK BELİNİ BÜKMÜŞ, BASTONLA YÜRÜYORDU. KAPI BİR KOMŞUMUZDU. SONRA YUKARI PINARIN ÜSTÜNE BİR EV YAPTILAR KONAK MİSALİ KAPININ ÖNÜ BAHÇE, BAHÇEDE CEVİZ, BAHÇEDE ARMUT, BAHÇEDE ERİK VE AŞAĞILARA DOĞRU MILLANIN OĞLUNUN SELVİLERİ KETE MEMEDİM ADOĞLARIN. SELVİLERİN DALLARINADA GAZEL KURULARI DÖKÜLMÜŞ, SARI YAPRAKLARI ARASINDA GÖBELEKLER. GAZELLERİ EKMEK PİŞİRMEK İÇİN TOPLARIZ ZAMAN ZAMAN. ÖYLE HOŞ KOKUSU OLURKİ GAZELLLERİN. EN BÜYÜK OĞLU CINGIR VAYLOV, NEDİR BİLMEM CINGIR. ABIŞ, İBRAHİM, MILLA, VELİ DAYI, GELİNLERİ AYŞE BACOM İYİ TURŞU YAPAR. OĞLU MEME BÜYÜK KIZI …..  KÜÇÜK KIZI ….. VE GAMBER. ABIŞ DAYI ANKARAYA GİTTİ, ARDINDAN MILLA DAYI, VAYLOV DAYI, VELİ DAYI ORDA KALDI ÇOCUKLARI GURBETE.
 
ON DÖDÜNCÜ EV SATI GELİNLER; TAŞLARIN İÇİNDEN TEPE YURDA DOĞRU ÇIKAN YAMACIN ÖNÜNE KONULU BÜYÜKÇE EV SATI GELİNLERİNDİR. APO DAYI HAYATTAYKEN SATI GELİNLE ANILMALARI. SATI GELİNİN AĞA KIZI OLMASINDAN BABAMIN ANNESİYLE KARDEŞ. AİLENİN EN RENKLİSİ APO DAYI İÇER RAKIYI SARAR TÜTÜNÜ DİŞLERİNİN ARASINDAN TISLAR GİBİ KONUŞUR. BİR ÇİFT ÖKÜZ SAVARLAR VE SULTAN GELİNLE YARIŞ O TARLA BU TARLA. DAVARLAR SÜRÜLER HEPSİ GERİLERDE KALDI, VELİ DAYI EN BÜYÜKLERİ, BABOV AHMET, GICI SÜLEYMAN, ALLOV VEDE KIZLARI ZEYNEP VE MERCAN.

SONSÖZ; BU KÖY BİZİM KÖY DERE BOYUNDA AYNEN SİZİN KÖYLERE BENZEYEN İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE GEÇMİŞİMİZE BAKMAK ONLARI ANMAK BİR BORÇ ZATEN. KÜLTÜR EVİMİZ KENDİMİZİ BU KOCA EVRENDE ANLAMAMIZI SAĞLAYIP BİZİ DAHA MUTLU ETMENİN BİR ARACI OLMALI.
        KÖYDEKİ BİR TAŞ BİR AĞAÇ BİR TEPE BİR DERE BİR İNSAN SADECE VERDİĞİMİZ ADLARDAN İBARET DEĞİLDİR. YEDİĞİMİZ BESİNLER VÜCUDUMUZA GİRİP MİDEMİZDE ERİDİĞİNDE ARTIK BİZ OLMUŞTUR. İÇİMİZE ÇEKTİĞİMİZ HAVA VE İÇTİĞİMİZ SU AYNEN HÜCRELERİMİZİ OLUŞTURUR. HÜCRELERİMİZ KASLARMIZI KEMİKLERİMİZİ OLUŞTURUP VARLIĞIN BİRLİĞİNİ SAĞLAMIŞTIR.
       

        GERÇEK BU HAKİKAT BU DOĞADAKİ SIR BU, BU SIRRA ERENLERE AŞK OLSUN, GERÇEĞE HÜ…

Yorum ekle

Your email address will not be published. Required fields are marked *